truth vibrations etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
truth vibrations etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2012 Çarşamba

Gerçek’in Titreşimleri - X



2012  yılı için...

Dikkat edilmesi gereken önemli konulardan birisi de 2012 yılı ile ilgili takıntılar. Tarih yaklaştıkca bu konudaki isteri de yoğunlaşıyor. Bana göre, bu da Matriks’in bir bilgisayar programı veya benim ‘Zaman Döngüsü’ dediğim şey. Tıpkı bir DVD gibi, programlanmış olan devresini tamamlayıp yeniden başa dönüyor. Maya araştırmacıları gibi,  bu devrelerin ‘Sonsuz Bilinç’ veya ‘Sonsuz Farkındalık’ açısından bir bilinç gelişimi sağlayacağını düşünmüyorum. ‘Görünürdeki gerçek oyunu’ veya ‘sanal gerçek oyunu’nu deneyimleyerek gelişim sağlanmaz ki. Bence bu, daha ziyade ‘bilinç potansiyeli’nin kendisini bu alemde göstermesi ve bu programı etkilemesi ile bağlantılı. Bunun 2011 veya 2012’de belirli bir ‘an’a  bağlı olduğunu da sanmıyorum. Bu sadece değişimin bir aşaması,  gittikçe güçleniyor ve 2012 itibariyle enerji değişikliği bugün olduğundan çok daha ileri bir noktaya ulaşmış olacak. Ben 2012’nin herşeyin aniden kayacağı bir saat,  gün veya yıl değil, bir değişim penceresi olduğunu düşünüyorum. Maya takvimi, bazılarının dediği gibi belki bir harita niteliğinde olabilir, ama hangi yoldan gideceğimiz bize bağlı. Bu bilgisayar programının hakimiyeti altında bir piyon olarak da kalabiliriz, onu değiştirmek üzere ‘bilinç’i de kullanabiliriz.

21 Kasım 2012 Çarşamba

Gerçek’in Titreşimleri - VIII

David Icke’tan ‘Gerçek’in Titreşimleri ─ VIII


Öte alemden mesajlar hakkında... 



‘Medyum’ ve ‘kanal’ iletişimleri konusunda çok dikkatli olmak gerekir, çünkü çoğu, bir çok nedenle saçma olabilir. Bazı ‘kanal’ kişiler, ‘bilgi’yi başka boyutlardan değil kendi benliklerinden alırlar ve söyledikleri kendi inançlarına uyar. Bazıları bu realitenin ötesindeki ‘bilinç’ ile bağlantı kurabilir, ancak şu unutulmamalıdır ki, öte alemlerde de kanalları manipüle eden ve yanlış yönlendiren birçok varlık vardır. Bir medyumun veya bir kanal kişinin birgün çok güçlü olup, ertesi gün çok zayıf kaldığını görebilirsiniz. Aynı kanal kişi, çok güçlü, ya da çok zayıf bağlantılar sürecinden geçebilir. Bu biraz cep telefonlarının çalışma prensibine benzer. Telefonunuz kesintili çalışırsa istediğiniz verimi alamazsınız. Kanal kişilerin bağlantısı da bazen bunun gibi olabilir. Bazen son derece doğruymuş gibi gelir ve ‘zaman’ dediğimiz test ile doğruluğu kanıtlanır, bazen de tam tersi olur. 1990’da bana da aktarılan mesajlar da, bir ‘kanal’ veya ‘hassas’ kişi yoluyla gelmişti. 

‘Kanal’ kişi ile ‘medyum’ arasındaki fark şudur; medyum , başka alemlerle sohbet eder gibi, zihinden iletişime girer. Bazen, “Bana şunu tekrar söyleyebilir misin?’ veya ‘O, böyle söylüyor’ gibi sözler söylerler. Diğerinde ise, başka bir boyut bilinci, doğrudan ‘kanal’ kişinin bedenine veya daha doğrusu beden bilgisayarına girerek iletişim sağlar. Kanal kişinin rolü iletişim sağlamak değil, bedeninin aracılığı ile başka bir bilince serbest geçiş sağlamaktır. 

(David Icke’ın Global Komplo adlı kitabından)...


19 Kasım 2012 Pazartesi

Gerçek’in Titreşimleri - VII

David Icke’tan ‘Gerçek’in Titreşimleri - VII


Yeni Çağ – Yoksa yeniden Eski Çağ mı oluyor?                                    — David Icke


Burada sözünü etmekte olduğum düşüncenin esneksizliği, şimdi ‘Yeni Çağ’ akımı olarak bilinen, alternative düşünce ve hayat tarzlarının bütün alanlarında var. Ancak ne yazık ki, Yeni Çağ’cıların önemli bir bölümü bunu, enkarnasyona inanan, ama dogmalarını başkalarına empoze etmeye çalışan yeni bir din haline getirmeye başladı. Sadece kendilerine uyan düşünce ve ifade özgürlüklüğünden bahsettiklerini üzülerek dinlediğim çok zamanlar olmuştur. Bu durumda bunun da eski düşünceden pek farkı kalmıyor, yani eski düşünce Yeni Çağ olarak yeniden paketlenmiş oluyor...

Sanırım bu konuda çok dikkatli olmalıyız. Bu ‘yeni’ düşünce bana, eski bir arabanın üzerine başka bir renkte boya spreylenmiş gibi geliyor. Dışarıdan bakınca yeni görünüyor, ama altındaki pas duruyor. 

‘Yeni Çağ’ın düşüncesinin önemli amaçlarından birisi de insanları, neyi düşüneceklerini söyleyenleri dinlemeyip, sadece kalplerini ve önsezilerini izlemeye teşvik etmekti. Bu son derece doğru birşeydi. Oysa şimdi ne oluyor? Şimdi bazı Yeni Çağ’cı kişilerin, insanlara, sürekli olarak ne düşünüp neyi yapmalarını gerektiğini söylediklerini görüyorum. Bu bir öneri de değil, neredeyse emir diyebileceğim bir şekilde oluyor. Bu ‘öğüt’ü kabul etmemek ise, ‘yol’dan çıkmış olmak şeklinde kabul ediliyor, dolayısıyla o ‘yol’da, başkasının, senin olmanın gerektiğini düşündüğü yol oluyor. Şimdi bu kişiler, yüreklerini ve önsezilerini izleme hakkına sahip insanlara saygı duyacakları yerde kendi önsezileri ve inanç sistemlerini başkalarının üzerine empoze etmiş olmuyorlar mı? Benim bildiğim kadarıyla ‘Yeni Çağ’, bunu sürdürmek değil, bununla mücadele etmek için ortaya çıkmıştı. Temelinde pekişen dogmanın sorgulanmaması için ‘Yeni Çağ’cılarda sansürleme bile oluştu. Yeni bir realiteye uyanmakta olan insanlar şimdi de buna saplandılarsa, o zaman bir kontrol sisteminden diğerine geçmişler demektir. O halde “Bir kişi için doğru olan herkes için doğru” oluyor. Bir kez daha dogmaları empoze etmeye başlarsanız, Eski Çağ geri geldi demektir.

Gerçek’in Titreşimleri - VI

David Icke’tan ‘Gerçek’in Titreşimleri - VI


‘Gerçek’ nedir? Çok boyutlu realite aleminin içine bir kez girdikten sonra, hepimizin kendisini sonsuz şekillerde ifade eden aynı enerji olduğumuz gerçeğinden başka, nihai bir realite olmadığını anlıyorsunuz. Sadece gördüğümüzü sandığımız bir gerçek var. ‘Eğer birşey gerçekse, aksi gerçek olamaz’ düşüncesi içersine hapsedilmişiz. Oysa var. Aynı olayın farklı açılarından geliyor. Örneğin dünya mükemmel değilse, aynı zamanda mükemmel olabilir mi? Evet olabilir. Dünyaya ‘Matriks’ açısından bakarsanız mükemmel olmaktan çok uzak, tabii mükemmellik her ne ise. Üzüntü, istismar, savaş ve acılar var. O halde dünyanın mükemmel olmadığı ‘gerçek’i geçerli ve desteklenebilir, ama eylemlerimizin sonuçları ile yüzleşmezsek, daha üstün bir bilgiye, bilgeliğe ve anlayışa nasıl ulaşırız? Eğer bir çocuk, eylemlerinin sonuçları ile yüzleşmezse, davranışlarını hiç değiştirmez ve hiç farklı seçimler yapmaz, öyle değil mi? ‘Yaratılış’, bizim seçimlerimizin sonuçlarını, daha doğrusu o seçimlerin ardındaki niyetlerimizi önümüze koyuyor. Kısaca bu mükemmel olmayan dünya biz insanların seçimi, yani yönetip yok etmeyi seçenlerin veya oturup onların yönetip kontrol etmesine izin verenlerin, daha kolay bir yol olduğu için olanlara zihnini ve gözünü kapatanların seçimi. ‘Gelişim yolculuğu’ açısından bakılacak olursa, ‘Yaratılış’ bize eylemlerimizin ve eylemsiziliklerimizin sonuçlarını sunuyor, böylece deneyimlememiz gereken her ne ise onu seçerek onu deneyimliyoruz. İki büyük tezat, ama her ikisi de ‘gerçek’. Hayat bir ‘paradoks’tur. İki zıt özelliği vardır, ama değildir de, çünkü bunlar zıtlıklar değil, farklı açılardır. Bunlar çelişki değil, farklı anlayışlardır. 

Gerçek’in Titreşimleri - V


David Icke’tan ‘Gerçek’in Titreşimleri (V)


‘Sevgi’ denen özgürlük...

Hepimiz ancak kendimize saygı duyup, kendimizi seversek gerçekten özgür oluruz, ancak ne yazık ki insanlık, kollektif olarak da, bireysel olarak da bunu yapmakta çok zorlanıyor. Sonuç olarak dünyaya kendimizi sevmemeyi, kendimizden nefret etmeyi, yani bu spiritüel kanseri aksettiriyoruz, içimizdeki hengame dışa dönüyor, sonucu da hergün haber bültenlerinde izliyoruz. Karşılaştığım en hırçın insanlar kendilerinden nefret eden, kendine sevgisi ve saygısı olmayan kişiler. Düşüncelerimiz ve davranışlarımız değişirse, dünyadaki hayat da değişir. Kendimizi iyileştirirsek, dünyayı da iyileştiririz. ‘Zihinlerimizi hapsetmiş olanlar’, bunun iyice farkındalar. Dışarıdaki kaosu sürdürebilmek için, biz insanların içimizdeki kaosu ve çatışmaları kışkırtmaları gerektiğini çok iyi biliyorlar, çünkü o zaman içimizdeki düşünce dalgalarımızı, enerjimizi, içimizdeki hastalığı ve uyumsuzluğu, dünyanın enerji alanına yansıtıp, dışsal, gezegen düzeyinde bir hastalık ve uyumsuzluk yaratacağız ve bu da içinde tutulduğumuz titreşim/frekans hapishanesini ayakta tutacak. Binlerce yıl boyunca, korku, suçluluk ve ‘değersiz bir kul olma’ duygusu yaratmak üzere dogmatik din kullanıldı. Bu da insanların, kendilerini güvende hissetmedikleri için, düşünme haklarını din adamlarına vermelerini sağladı, çünkü kendi kararlarını kendilerinin vermeleri için sonsuz bir yeteneğe ve hakka sahip olduklarını anlayamayacak kadar büyük bir güvensizlik içersindelerdi. Bilim nedeniyle dinin gücü azalınca; bilim, politika ve ekonomi dinin, bilimadamları, politikacılar ve ekonomistler de din adamlarının yerini aldı. Neticede hep sonsuz potansiyelimizi inkar etmek üzere koşullandırılıyoruz. Sanki doğuştan ‘günahkar’ız! Açıkçası, ‘insan kitleleri’ ‘sıradan insanlar’ veya ‘sokaktaki adam’ tabirlerini işittikçe veya politikacılar halkı ‘bizim insanımız’ şeklinde ifade ettikçe sinir oluyorum, sanki biz, onların yüksek akıllarıyla himaye etmeleri gereken çocuklarmışız gibi! 

5 Kasım 2012 Pazartesi

Gerçek’in Titreşimleri - IV

David Icke’tan ‘Gerçek’in Titreşimleri (IV)




27 Ekim 2012’de NEDEN WEMBLEY’de? ...

1990’daki ilk uyanışımdan sonra, önüme çıkan ilk temalardan birisi de, dünyadaki ‘ley hattı’veya ‘meridyen sistemi’ denilen enerji hatları olmuştu. Evren holografik bir yapıya sahip, dolayısıyla evrenin her bir parçası da BÜTÜN’ün küçük birer versiyonu oluyor. Bu durumda, yeryüzünün enerji sistemi de, insan enerji sisteminin büyük versiyonu olan ve bu enerjiyi taşıyan meridyen hatları. Çinliler buna ‘ki’ diyorlar. Akupunkturcular vücuttaki ‘ki’nin akışını, belirli noktalara incecik iğneler batırarak veya başka tekniklerle dengeliyorlar. 

‘Ki’, ‘evrensel bilgi veya veri alanı’ndan gelen bilgi veya veri. Bedendeki meridyenlerden geçerken şifreleniyor ve deşifre oluyor. İnsan bedeni de Ki’nin, hızlı veya yavaş akışına veya tıkanışına göre fiziksel, ruhsal veya duygusal hastalıklardan, yani ahenksizliklerden muzdarip oluyor. 

Bunun nedeni, bilginin veya verinin, evren ile beden varlığın arasındaki çarpık bilgi alış verişinden, yani yanlış deşifre edilişinden kaynaklanıyor. Bilgisayara bir virüs girdiği zaman “bugün bilgisayarım çok yavaş çalışıyor” deriz, evet, çünkü bilgi akışı çarpıtılmıştır. 

İnsan meridyen sistemi 

Paylaşım