5 Haziran 2018 Salı

Korku hapishanedir

David Icke, insanları kontrolü altında tutan “korku”yu anlatıyor...




0:01: (Brian)
David, seni ne korkutur?

0:02:
Hiçbir şey. Hiçbir şey, çünkü korku – eğer anlamını açacak olursak – hapishanedir. Bizi kısıtlayan korku içinde olmaktır, çünkü sonuçlarından korkarız. Malum, sonuçlarından korkarsak, doğru bile olsa, o sonuçları getirecek olan şeyleri yapmayız.

0:35:
Mesela, başkalarının senin için ne düşüneceği korkusu ile düşündüğünü söyleyemezsin. Dolayısıyla korku bir tuzaktır.

0:50:
Bilirsin işte, korku antik zamanlardan gelir, korkunun dünyaya geldiği zamanlar o zamanlardır, oysa önceden yoktu.

0:58:
Sanırım, insan algılamasının gaspedilmesiyle dünyaya korku doldu. Dolayısıyla korkuya kapıldığın zaman tuzağa düşüyorsun. Peki korkacak ne var?

1:08:
Hepimiz “Sonsuz Bilinç”iz. Ölüm diye birşey yok, sadece bir odaklanma noktasından diğerine geçiş var. Bunda korkacak ne var? Hiçbirşey...

1:19:
Ve eğer korkmazsak oyun biter. Bizi kontrolü altında tutan “korku”!



9 Mayıs 2018 Çarşamba

Normal nedir? Normal misin deli mi?


Gerçek’in Titreşimleri – 82

Beyin Yıkama ve Zihin Kontrolü





0:02:
Eğer çılgın bir yerde doğmuşsan, o çılgın yerde büyümüşsen ve o çılgın yerde bir yetişkin olmuşsan, o zaman bildiğin tek yer o çılgın yer olacaktır. O zaman senin ölçülerine göre “çılgın olan” normaldir. Dışarıdan birisi gelip de bunu görürse, “Burası amma da çılgın bir yer!” der.

0:28:
Çılgın olarak nitelendirir, çünkü kendisi normal değildir. Ama o insanlar ona alışmıştır. Mesele burada Brian, normal nedir? Normal, bizim normal olarak deneyimlediğimiz şeydir. Mesela Avustralya’nın kuş uçmaz kervan geçmez misali bölgelerinden birindeysen, senin için normal olan; evinin önünde gelip geçen kimsenin olmaması, hiçbir taşıt görmemendir, ama Londra’nın göbeğinde doğmuşsan, orada yaşıyorsan, o zaman senin için normal olmayan; orada hiç insan ve taşıt görmemektir.

1.01:
Dolayısıyla, Avustralya’ daki o ıssızlıkta bir taşıt geçse, “Hey, bir araba! Bu hiç normal değil!” dersin. Aynı şekilde birisi Londra sokaklarında hiç araba veya insan görmezse, “Allah Allah, neler oluyor, bu hiç de normal değil!” der.

1:13:
Normal olan, bizim normal olarak deneyimlediğimiz şeydir. Ve eğer çılgın bir yerde yaşıyorsak, o zaman bizim normal olarak deneyimlediğimiz şey bu olur. Dünyaya gelmişiz değil mi? Dünyaya geldiğin zaman, neler olduğunu görürsün ve nasıl görmüşsen dünyayı aynen öyle bilirsin.

1:38:
Çılgın bir yerde doğmuşsan, aynen şimdi olduğu gibi, çılgın olduğunu görmezsin. Mesela benim gibi biriysen, bu çılgın yer hakkındaki her şeyi sorgularsan, o zaman tabii ki o toplum seni “deli” olarak görür.

2:00:
Bunu bir iltifat olarak kabul ediyorum. Kitabımda anlattığım şeylerden birisi de bu, bir “aptal” tarafından “deli” olarak kabul edilmek bir iltifattır. Yıllardır bir sürü aptal tarafından deli olarak nitelendirildim, tabii ki çoğu da gazeteciydi. Ama bu birlikte yaşamayı öğrendiğiniz bir şey oluyor, normal sayılanla mücadele ediyorsun ve dünyanın normal kabul ettiği şey karşısında deli kalıyorsun. Başka türlü olamaz ki...

2:30:
Mesele şu ki, 30 yıl önce bunu keşfettim, eğer söylediklerinizin bir geçerliliği varsa ve sürekli olarak bunu söylerseniz, bütün o alaylara ve istismara rağmen bunu söylemeyi sürdürürseniz ve tabii ki anahtar kelime “geçerliliğinin olması”, yani eğer doğruysa, sonunda kabul edilir. Benim geçirmiş olduğum süreç buydu. Gerçi henüz geçmedi, yani bitmedi, ama herşey öyle bir doğrultuda gidiyor ki, artık dünyadaki olaylar insanların zihinlerinde yoğunlaşıyor ve gerçeğin aslında düşündükleri gibi olmadığın görüyorlar. Bu durum pek de hoşlarına gitmiyor, ama benim eskiden yazmış olduklarımla ilgilenen insan sayısı artıyor. Ve uzun zaman önce planlanmış olan şeylerin derinliklerine giriyoruz...

3:31:
London Real Academy.


16 Nisan 2018 Pazartesi

Chemtrail - Nano Parçacıklar ve Cinsiyet Planı


Gerçek’in Titreşimleri - 81


Kimyasal Püskürtme İzleri, Nano Parçacıklar
ve Cinsiyet Planı


0:09:
Yani, diyeceğim şu ki, bu uzun bir hikaye. Kısaca evet, yukarıda belirtilenlerin hepsi doğru. Yeni kitabımda bu konudan ayrıntılı bir şekilde bahsettim. İlk ortaya çıktığı zamanlarda Morgellons hastalığı kapmış birçok kişiyle konuştum. Gökyüzünde kimyasal püskürtme izleri görünmeye başlayınca, insanlar bunları farketmeye başladı.

0:24:
Olan şu; insanlar teknoloji çeşitleri keşfediyorlar. Kamuoyunda kesinlikle bilinmiyor, bunlar bazı alt maddeler. Hastalar bunları tüp biçimi iplikler gibi derilerinin altından çekebiliyorlar, ama hastalık yeniden oluşuyor.

1:01:
Kitabımda dünyanın tanımını yapıyorum, bu tanım da Ray Kurzweil gibi kişilerden kaynaklanıyor. O temel olarak “Yapay Zeka”yı tanımlıyor... Bahsettikleri akıllı teknoloji şeklinde, zaten koydukları isim de bu. Bu püskürtülen kimyasala da “akıllı toz” diyorlar, ne de olsa günümüzde herşey “akıllı” ya!

1:33:
Çünkü “akıllı” denen herşey birbiriyle bağlantılı. Bu, bütün farklı ifadeleriyle “Akıllı” aletlerin yaratılıması. Bu aletleri yaratmak için hepsi birbiriyle iletişim içerisinde.

12 Mart 2018 Pazartesi

Chemtrail ve Enerjinin Silaha Dönüştürülmesi

“Gerçek”in Titreşimleri – 80

Kimyasal Püskürtme İzleri (Chemtrail) ve
Enerjinin Silaha Dönüştürülmesi



0:13:
Çok ilginçtir, tuş programları(keystroke) başlığı altında, bir çeşit yazılım programı ve teknoloji ile bilgisayarınıza yazdığınız her tuş izlenebiliyor. Bu yeni kitabı yazmaya başladığım zaman, özellikle hamle yaptıran şu belirli konudaki bilgi yüzünden geceler boyunca elektromanyetik bombardımana uğradım. Hala elektromanyetik alanı sadece hissetmiyorum, görüyorum da! Çok tuhaf şeyler gördüm...

0:55:
Ve ilk başladığı zaman, “Bu da nesi?” diye düşündüm. Sağlığım gittikçe bozulunca sadece “Kahretsin, cehennemin dibine!” demekten başka birşey yapmadım. Hala devam ediyor, ama artık beni etkilemiyor, neden? Çünkü algılamamı değiştirdim.

1:13:
Gecenin yarısında uyanıyorum, çevremde bir şeyler olduğunu hissediyorum, gülüp arkamı dönüyor ve uykuma devam ediyorum. Yani her neyse, bu hala sürdüğü halde sağlığım daha iyiye gidiyor.

1:27:
Korkunun bizi esir almasına izin vermemeliyiz, çünkü kontrol sisteminin en güçlü silahı bu...

1:35:
Şu havadan püskürtme izleri meselesi... Son 20 yıldır dünyada 50 ülkeyi gezdim. Hatta Güney Afrika’daki dostum Zulu Kabilesinin şamanı Credo Mutwa’yı da ziyarete gittim. Kalahari Çölü'nün yanında. Gökyüzüne bakıyorsun, kahrolası püskürtme izleri orada da var. Tabii bunun belirli bir sebebi var.

1:56:
20 yılı aşkın bir süredir araştırmalar yapıyorum, bu zaman içerisinde öğrendiğim şeylerden birisi de şu; bir şeyin sadece tek bir sebebi yok. Bu komplonun çoklu sebepleri var; biri insanların bağışıklık sistemini dengesizleştirmek, diğeri her gün çevremizde olan enerji alanını manipüle ederek dünyada bir alt realite yaratmak.

2:16:
Kesinlikle eminim ki, sürekli olarak deneyimlediğimiz bu kimyasal püskürtme ve yaşadığımız dünyanın enerji alanının düşük seviyelerinin manipülasyonu kısmen, tabii ki teknoloji uygulamalarının çoklu seviyelerine sahip olan HAARP’ın bir yayılımı... Bir de tam anlamıyla, bizim kendi deşifre ettiğimizi sandığımız kitlesel düşünce alanları yaratıyor.

2:44:
Amerika’da bir arkadaşım var. Birkaç hafta önce olmuş bir olayı anlattı. Kendisi, kocası, oğlu ve oğlunun kız arkadaşı, aynı gece Obama’yı rüyalarında görmüşler. Rüyada Obama’nın harika, fevkalade bir adam olduğu söyleniyormuş. Azıcık bir araştırma yapan bunun ne kadar saçma olduğunu görür. Ama arkadaşım hemen bunun, yapılmakta olan bir çeşit yayın olduğunu, insanların da bu yayını algıladığını anlamış.  

3:19:
Yapmak istedikleri; insanların realitelerine rüyalar, algılamalar yaymak için epifiz bezine erişim sağlamak. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor, çünkü her rüya önsezisel değil, yaydıkları bir yayın olabilir, onu deşifre edip rüya sanabiliriz, oysa aslında bilinçaltımız o frekansı yakalayıp algılamış olabilir!


20 Şubat 2018 Salı

Dünya bir bilgisayar oyunu olabilir mi?

Gerçek’in Titreşimleri – 79

David Icke Türkçe Video
Dünya, gerçeklik ve simulasyon üzerine

Hem Türkçe altyazılı video olarak, hem de aşağıda düz yazı olarak sunulmuştur.


Merhaba. Davidicke.com üyeleri için sunulan video cast'ımıza hoşgeldiniz. Bu hafta yine pek çok mesaj aldık.

Kevin Black'in sorusuyla devam edeceğiz. Kevin soruyor ki "Dünya Düz mü?" Düz Dünya sorusunu neden sorduğunu bilemiyorum ama... cevabım şu olurdu: Nereden bilebiliriz ki? Gerçekten dünya var mı bilebilir miyiz? Evet dünyada yaşıyoruz, öyle değil mi? Çevremizdeki bunca şey, uzaydan görülenler. Evet... Ama ne görüyoruz? Yani gördüğümüz şey... araştırılmakta olan bir saha. İnsanoğlunun burada bulunduğu durumu araştırıyoruz. Ki bu da çoğu insan tarafından gözardı ediliyor. Siz araştırmayı incelersiniz, ben ise kendim bakarım. Ne olduğunu görmem lazım. Finansal ya da politik bir manipulasyon var mı bakmam lazım. Savaş la ilgili bir manipulasyon var mı, tezgahlanmış bir terör saldırısı mı var... Bunun yapılması lazım. Ama olayın zemininde aslında realitenin anlaşılması yatıyor. 

2 Şubat 2018 Cuma

Gerçeğin Titreşimleri nedir?

Gerçek’in Titreşimleri – 78


(LookHereAndWakeUp - Mayıs 2011)


“Gerçek’in Titreşimleri” Nedir?


0:11:
En başında, ortaya çıkıp şimdi yapmakta olduğum işi yapacağım söylenmişti. Şimdi kelimeyi en geniş bağlamda kullanıyorum, “spiritüel bir devrim” geliyordu. Titreşimsel bir değişim gelecek, insanoğlunu hipnotik halden uyandıracaktı. Diyorum ki, hipnotik hal oradan geliyor, havada görüyoruz ve 1990-1991’lerde bu konunun içine girdiğim zaman ilk yazdığım kitaba bu titreşimsel değişimin adı olan “Gerçek’in Titreşimleri” adını verdim.

0:52:
Çünkü bana söylenenlere göre, bunun iki ana etkisi olacaktı. Birincisi, insanlar komadan uyanacaklar, yani önce uyanacaklar, sonra bu gittikçe daha hızlı bir şekilde gerçekleşecekti. Robert, şimdi bunu görüyoruz, bütün dünyada oluyor!...

1:12:
Ama aynı zamanda insanlıktan gizlenmiş olan her şey ortaya çıkacaktı. 20 yıl önce buna ait en küçük bir işaret bile yoktu. Oysa şimdi şu hale bak! Geçen yıl, 5 yıl önce, 10 yıl önce, şimdi bildiklerimizin hiçbirini bilmiyorduk! Gerçekten geliyor!

1:29:
Benim açımdan bu “Gerçek’in Titreşimleri”- bu arada bu da noktaları birleştirdiğim uzun bir hikaye, zaten çoğu da öyle, çünkü çoğu farklı kaynaklardan geliyor ve parçaları bir araya getiriyorsun, ama hepsi aynı yönü gösteriyor.

17 Ocak 2018 Çarşamba

Kozmik İnternet

Gerçek’in Titreşimleri – 77

“Kozmik İnternet”

(LookHereAndWakeUp) Robert Perela
Mayıs 2011 


Robert Perela:

-Sana çabuk bir soru soru sormak istiyorum. Çok ilginç bulduğum birşey var, ayın dış yüzeyi ile ilgili. Bir meteor aya çarpsa ve üzerinde izler bıraksa, ayın yüzeyinde de bir sürü yuvarlak içbükey oyukluklar var, sanki özellikle oyulmuş gibi. Bazıları diyor ki, yani İncil’de de var, kayıtlı tarihten önce kaydedildiğine göre gökyüzünde veya uzayda savaşlar olmuş. Acaba bunlar bir çeşit lazer silahlarıyla olmuş olabilir mi, çünkü yuvarlaklar son derece düzgün. Bu oyukluklar hakkında ne söyleyebilirsin?

0:48:
Aslında olabilir, çünkü öyle bir şekilde yapılmış ki, neredeyse bir kamuflaj şeklinde. Öyledir demiyorum, mümkün olabilir, çünkü bu nedenle, sürekli olarak önümüze çıkan şu ki, eskiden de olsa, sonra da, insanoğlunu sömüren bu ırk, dünyanın kaynaklarını da sömürüyor, bu arada ayda hiçbir kaynak olmadığını da belirtelim. Dolayısıyla kaynak sağlamak için hedef gezegen, dünya kullanılıyor. 

1:28:
Ben şöyle düşünüyorum. Oradakilerin, buradaki altınla ilgili çok önemli bir bağlantıları var. Şimdi yine hızlı bir şekilde Credo Mutwa’nın hikayesine dönecek olursak, Zulu efsanelerinde “ay” ile ilgili şunlar anlatılırmış; burada önemle vurguluyorum - balık gibi pullu derisi olan – adları İawani ve Empanku olan 2 sürüngen yaratık, “ay”ı uzayda yuvarlamışlar ve şimdi bulunduğu yere getirmişler,, dolayısıyla dünyada afetler oluşmuş. Bunlar iki erkek kardeşmiş. Ve bunlara “Su Kardeşler” denirmiş. Bunlar su ile ilgili çeşitli konularda sembolize edilmişler, umarım sonraki kitabımda su ile ilgili çok önemli bir kavramı açıklama imkanı bulurum, çünkü bilmemiz gereken çok önemli birşey var, okyanusları takip etmemiz lazım, ama bunun üzerinde biraz daha çalışmam lazım.

Paylaşım