haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ekim 2015 Çarşamba

Gerçeğin Titreşimleri - 54 - Tekrarlayıcılarla dolu dünya

(David Icke’ın, 29 Haziran 2015’te yayınlanmış olan videosundan).

Tekrarlayıcılar ile dolu dünyadaki akıl oyunları!

Olumsuzluklarla nasıl mı baş ediyorum? Etmiyorum ki! Umurumda bile değil. Başkalarının benimle ilgili düşüncelerine kesinlikle aldırmıyorum. Benimle hiç alakası yok. Hani bilirsiniz, birisi hakkında birşey söylediğimiz zaman aslında o birisi hakkında değil, ağzımızı her açışımızda kendi hakkımızda birşeyler beyan ediyor oluruz. Dolayısıyla kitaplarımı okumadıkları halde benimle alay eden veya kınayan kişiler neden bahsettiğimi bile anlamadıkları halde konuşunca, beyan ettikleri de benimle ilgili değil, tamamen kendileriyle ilgili birşeyler oluyor. Çoğu kişinin görüşü, bilgiye veya araştırma sonuçlarına dayanmıyor, kişilerin söyledikleri sadece kendilerini ifşa ediyor. Mesele burada.

İşte insanlar inandıkları şeyler konusunda kitlesel olarak bu şekilde manipüle ediliyorlar, çünkü malum, az sayıdaki bir grup, çok sayıdaki bir grubu fiziksel olarak kontrolü altında tutamaz. Bunu, askeri sokaklara salarak küçük bir bölgede yapabilirler, ama milyonluk, hatta küresel olarak düşünecek olursak milyarlık bir nüfusu kontrol altında tutmak isterseniz, önce onların kendilerini ve dünyayı sizin istediğiniz şekilde algılamalarını sağlamanız gerekir. İşte bu bir akıl oyunudur!

14 Aralık 2014 Pazar

David Icke'ın ilk Türkçe kitabı


David Icke'ın ilk Türkçe kitabı "İnsanoğlu Artık Dizlerinin Üzerinden Kalk" pek yakında kitapçılarda


Aslan Artık Uyumuyor

ASLANLAR GİBİ DOĞRULUN
Altedilmez sayılarla,
Doğrul, uykudan uyanan bir aslan gibi!
Sen uykudayken üzerini kaplamış çiyleri
Dünyaya doğru şakırdat, bir zincir gibi!
Siz sayıca çoksunuz,
Onlar ise, neredeyse yok gibi

Şair, Percy Bysshe Shelley’den

15 Eylül 2014 Pazartesi

David'den bir mektup


UYANIN!
25 Ekim, 2014 Cumartesi

Wembley Arena, Londra

" Uyanmak, bizi cehalete köle eden algılama ve programlama
katmanlarının yırtılması demektir! "



David Icke’ın Ekim 2014 ‘Londra-Wembley Konferansı’ sonrası planları hakkındaki yazısı...

25 Ekim 2014’de Londra Wembley Arena’daki konferansımın, İngiltere’deki bu tür konferanslarımın sonuncusu olmasına karar verdim. Bunca yıldan sonra bu benim açımdan bir bakıma üzücü, ama sunumlar için inanılmaz miktarda bilgi araştırmak ve bu tür organizasyonları gerçekleştirmek için gereken büyük finansal yatırımlar yapmak çok zorlayıcı oluyor.

Wembley konferansından sonra çalışma şeklimi değiştireceğim, çünkü haftanın yedi günü, yıllarca ‘bir koltukta çok karpuz’ taşımaktan yoruldum. Bu kadar yoğun tempodaki çalışmalarım arasında bir de baltalayıp beni yok etmeye çalışanlar da cabası...

Şunu açıkça belirtmeliyim ki, kesinlikle odaklanmış olduğum konuyu bırakmak gibi bir niyetim yok, sadece tarzımı değiştireceğim, dolayısıyla balık tutmaya devam...
62 yaşındayım, 42 değil. ‘Ben’den bir tane var, dolayısıyla o ‘ben’ gitti mi gider... Her zaman bu dünyayı, yapmakta olduğum şeyi yaparken terkedeceğimi söylemişimdir, hala da öyle düşünüyorum. Sadece hızımı ayarlamam gerekiyor ki, ‘an’ biraz uzun sürsün, hemen gelecek haftanın ortası olmasın.

Fiziksel, zihinsel ve duygusal sınırlarımı çok zorladım. Bunu, bütün kitaplarımı ve ‘Algılama Yanılgısı’ adlı 900 sayfalık son kitabımı görünce anlamak mümkün.

Çok sevmeme rağmen, artık halka yönelik büyük organizasyonlara girişmeme kararım bana, bu yolculuğa 1990’da başladığımdan beri hiç durmadan sürdüğüm arabanın motorunu biraz soğutma fırsatı verecek.

Kesinlikle yetmişlerimde de bu işi yapıyor olacağım, çünkü başladığım işi bitirmek istiyorum, ama çeyrek yüzyıldan beri yaptığım gibi, artık bir ‘fark yaratmak’ için taleplerin ve işin yoğun baskısı altında kendimi paralamayacağım.

En iyi dileklerimle,
David Icke


22 Kasım 2013 Cuma

davidicke-turkce.blogspot.com 1 yaşında


Bugün davidicke-turkce.blogspot.com'un yıldönümü...


Geçen yıl, 22 Kasım 2012’de açılan ‘David Icke Türkçe Blog’ bir yılını doldurdu. Bu blogu açarken, sadece David Icke’ın verdiği bilgileri içermesi ve kendimizinki de dahil, hiçbir yoruma yer verilmemesi kararı almıştık. Mümkün olduğu kadar, uzun ve sıkıcı gelebilecek düz yazılardan kaçınmamız gerektiğinin de bilincindeydik.  


Bilindiği gibi David Icke’ın orijinal web sitesinde bile hergün, kendi verdiği bilgileri içeren yazılar değil, kendi çalışmaları ile ilgili bilgiler, videolar ve dünyanın çeşitli yerlerinden derlediği ‘gerçek haber’ler yer alıyor. David makalelerini ise, sitesine abone olanlara gönderdiği bültenleri yoluyla ulaştırıyor. Bu durumda blogu beslemek için bizim yapabileceğimiz tek şey de, henüz Türkçe’ye çevrilmemiş olan ‘David Icke kitapları’ndan ve haftalık bültenleri için yazdığı makalelerinden yararlanmak oldu.


Konudan,  önce David Icke’ın kendisini haberdar etmeyi uygun gördük. David için, bilginin kitlelere ulaşması herşeyden daha önemli olduğu için hiçbir sorun çıkmadı. Blogda okuduğunuz yazılar, bazen yazının altında da belirtilmiş olduğu gibi, çeşitli kitaplarından alıntılardan ve sitesine abone olanlara gönderdiği bültenlerin çevirilerinden sağlandı. Bu arada,  herzamanki yoğun temposunda da olsa blogumuzu David de ziyaret edip teşekkür etti.



‘David Icke Türkçe blog’da, ne yazık ki David’in kendi web sayfasının hızını yakalayamadık. David’in 3 tane uzun videosunun çevirisi hazır olmakla birlikte, alt yazı hazırlanması zor olduğu ve uzun sürdüğü için, çok kaçınmış da olsak, ne yazık ki kaçındığımıza yakalandık ve hep düz yazılara kaldık. Ancak yine de, spiritüellikteki ‘yürekten gelen sese kulak verme’ önsezisi ile bunu sürdürdük. İşin en hoş yanı, bizden kaynaklanan bütün bu olumsuzluklara rağmen ortaya, okuyucunun ne kadar azimli ve sabırlı olduğu çıktı! 


Blogda da okumuş olduğunuz gibi David Icke, Mayıs 2013’de başlatmış olduğu bir kampanya ile  dünyada bir ilke imza attı ve sadece web sitesini izleyen, dünyanın her köşesinden insanların büyük desteği ile, şirket medyasına karşı, 24 Kasım 2013’te, İnternet üzerinden, sadece ‘halkın sesi’nin yayınlanacağı bir  TV ve Radyo kanalını faaliyete sokmak üzere neredeyse ‘imkansız’ olanı başardı! Teknik profesyonel personel hariç, kendisi de dahil, herkesin gönüllü olarak çalışacağı ‘Peopel’s Voice/Halkın Sesi’ TV ve Radyo kanalının yayını, Londra ve Los Angeles’taki stüdyolardan yapılacak ve sadece ‘Halkın Sesi’ olacak. Ayrıntıları David videosunda anlatıyor, ama sizlere blogda sunulacak olan video, henüz altyazı çalışmaları aşamasında, ama zaten David’in, blogdaki  bu konuyla ilgili yazıları da yeterince açıklama içeriyor, dolayısıyla ilgilenenler o yazılara tekrar bir göz atabilirler. 


People’s Voice/Halkın Sesi adlı bu TV-Radyo kanalı İngilizce olduğu için, blog okuyucusu doğal olarak fazla ilgi göstermiyor. Ancak gözden kaçan çok önemli bir nokta var. Bu, global bir TV-Radyo Yayını ve dünyadaki bütün insanların sesi olacak, dolayısıyla da bir dolu gönüllü sayesinde dil problemi aşılacak. ‘Halkın Sesi’, dünyanın çeşitli noktalarından ‘doğru’ haberleri dünyanın her yerine ulaştıracağı gibi, dünyanın her yerinden insanları da dünyaya açacak, ruhsal araştırmalar ve ‘uyanma’ konularıyla ilgili müzik yapan müzisyenleri, yazarları, ressamları, film yapımcılarını,  sanatçıları ve şirket medyasının görmezden geldiği nice yeteneği, bütün dünyaya  tanıtacak. Bu, birçok gönüllünün sayesinde ve ayda bir kere,‘1 İngiliz Pound’u bağış karşılığında ayakta tutulmaya çalışılan çok büyük bir organizasyon ve iyi niyetini belli eden herkese açık.


Blog yöneticileri olarak bu potansiyeli sağlamayı gönlümüz çok istiyor,  ancak tabii ki bunun bir fizibilitesi var, dolayısıyla da öncelikli olan, bir yılını doldurmuş olan blogumuzun hangi aşamada olduğuna dair bir değerlendirilme yapılması. Bu değerlendirmeyi de, kısa bir süre sonra hep birlikte yapmayı arzu ediyoruz.  Onun için bizi izlemeye devam edin...


Çoğu kişinin David Icke’a sormak istediği kim bilir ne kadar çok soru vardır. Buna biz de dahiliz, ancak Web sitesini bütün dünyadan en az 3 milyon kişinin izlediği, dünya çapındaki bir gönüllü Radyo-TV Kanalı’nın organizasyonunun başında olan, sürekli olarak kitaplar yazan,  sitesine abone olanlar için her hafta websitesinden makaleler ve bültenler yayınlayan David Icke’ın 7/24 çalıştığını düşünecek olursak, insanlara teke tek ulaşmasının imkansız olduğunu görebiliriz.  Bilindiği kadarıyla David, fazlasıyla kalabalıkların içinde görünse de, yapı olarak hep kendi kabuğunda kalmayı tercih eden bir kişilik, dolayısıyla her fırsatta da; “Bilgi orada, ona ulaşmak ve öğrenmek mümkün, bu sadece bir seçim ve niyet meselesi.” diyor .


David Icke’ın sağladığı bütün bilgileri, elimizden geldiği kadar blogumuz aracılığı ile aktarmaya, blog okuyucusunu da  David Icke ile ilgili gelişmelere mümkün olduğu kadar yakın tutmaya çalışıyoruz. Bu bağlamda sizlere, David’in Türkçe’ye çevirmiş olduğumuz ‘İnsanoğlu artık Dizlerinin Üzerinden Kalk, Aslan Artık Uyumuyor’ adlı yaklaşık 700 sayfalık, inanılmaz bilgiler içeren kitabının basılma aşamasına girdiğini ve David Icke’a bir Türkiye sunumu sağlamak için de çalışmalar içerisinde bulunduğumuz haberlerini verebiliriz.


Bugün blogumuz birinci yaşına girerken, henüz gönlümüzün istediği koşulları yakalayamamış da olsak, bütün bu bilgileri bizimle paylaşırken öncelikle göstermiş olduğunuz sabır ve hoşgörü için hepinize ‘Sonsuz Sevgi’ lerimizi ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.


‘davidicke-turkce.blogspot.com’ekibi

4 Haziran 2013 Salı

David Icke’ın websitesinden Duyuru: Halkın Sesi




HALKIN SESİ
Şirket Medya’sının hiç dokunmadığı bilgi, olay ve görüşlerin yayınlanacağı özgür ‘Dünya Internet TV ve Radyo istasyonu’ Not: Lütfen unutmayın, 100.000 poundluk hedefimize ulaşamazsak, katılımlarınız tam olarak geri ödenecektir.

‘Halkın Sesi’ nedir?
Dünyadaki düzgün insanların, gözetleme tiranlığı ve baskısına karşı  ‘Ne yapabilirim?’ sorusu çok soruluyor. ‘İnsanlar seslerini duyurabilmeliler!’ dendiğini ne kadar çok duyuyoruz.
İşte, ‘Ne yapabilirim?’ sorusuna verilecek bu  cevap, insanların sesinin duyulabileceğini garanti edecek.
Yaklaşık çeyrek asırdır dünya çapında,  sırlar ve bastırılmış bilgileri aktarıyorum.  Yirmi yıl gazete, radyo istasyonları ve BBC televizyonunda çalıştım.  Alternatif medya konusunda da yeterince tecrübem var.
Şu bir gerçek ki; şirketlerin sahibi olduğu günlük medya, size asla gerçeği  de söylemez, dünyada gerçekten neler olduğu konusunda bilgileri de ifşa etmez.  Yani şirketler ve hükümetler, sahibi oldukları medya yoluyla kendilerini  ifşa edecekler öyle mi? Şaka mı ediyorsunuz?  
İşte nu nedenle şirket medyası, halkın ilgisi doğrultusunda hizmet vermez, sadece  efendisi olan şirketlere  ve hükümetlere hizmet eder.  Açıkçası, şirketler halkın sesini duyurmaz, dolayısıyla bunu kendimiz yapmalıyız. Bu bizim için iyi bir fırsat ve bu çöküş, ekonomik bir tiranlığa dönüşmeden, gözetleme baskısı da- insanlık adına geriye kalmış ne varsa- arkamızdan kapıyı kapatmadan önce davranmakta yarar var.
Yayına başlamamız için aylar içersinde en az 100.000 pound bulmamız lazım. Bu sayının üzerindeki herhangi bir rakam ise ‘Halkın Sesi’ni,  gittikçe daha büyük, daha iyi ve daha etkin hale getirecektir. Rüyalar gerçek olabilir ve bu rüya da bu ölçü oranında realiteye dönüşebilir.
Bu benim rüyam.  Bu suretle protestoların ötesine geçilebilir, medya  bypass yapılabilir. Şirket medyası, sansür nedeniyle araştırmayı reddeder. Oysa  dünya insanlarının, dünya olayları hakkında  gerçeklerin anlatıldığı özgür bir mikrofon ve kameraya, doğrudan erişimleri sağlanabilir.
‘Halkın Sesi’ Londra’dan yayınlanacak, ama bu bir ‘dünya’ istasyonu olacak. Bunda hepimiz biriz, bir araya gelmeli, birlikte konuşmalı, dünyadaki uyanış için birlikte çalışmalıyız.
Hergün, İngiltere, A.B.D., Avustralya/Yeni Zelanda, Afrika ve her yerdeki sunucularla gerçekleştireceğimiz kaliteli bir yayın programımız olacak.
Ne yayınlayacağız?
Şirket medyasının görmemezlikten vey a duymamazlıktan geldiği, özellikle de Orta ve Yakın Doğu’daki insanların vereceği doğru bilgiler ve deneyimlerinin sesini duyurmak istiyorum.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Pulitzer Ödüllü Alice Walker kalemiyle David Icke


19 Mayıs 2013 Pazar

Pulitzer ödüllü yazar Alice Walker, ‘Desert Island Discs’ programında David Icke’ı destekledi.


“Issız bir adada kalmak zorunda olsaydınız, yanınıza hangi kitabı alırdınız?” sorusuna Alice Walker, “David Icke’ın ‘İnsanoğlu Artık Dizlerinin Üzerinden Kalk’ adlı kitabını alırdım” diye cevap verdi.
Liam O’Brien




Pulitzer ödüllü yazar Alice Walker, BBC Radio 4’ün, ‘Desert Island Discs’ programında İngiliz yazar, komplo teorisyeni David Icke’ın çalışmalarını destekledi.

Isısz bir adada kalacak olursa yanında hangi kitabı götüreceği sorusuna, ‘Mor Renk’ adlı kitabın yazarı Walker, ‘Icke’ın ‘İnsanoğlu Artık Dizlerinin Üzerinden Kalk, Aslan Artık Uyumuyor’ adlı kitabının adını verdi.  750 sayfalık kitapta David Icke, insanların zihinlerinin ‘Ay’dan nasıl kontrol edildiğini anlatıyor. Icke’ın iddiasına göre ‘Ay’ aslında devasa bir uzay gemisi ve oradan insanlara ‘sahte bir realite yayını’ yapılıyormuş ve bu tip bir manipülasyon, Matrix film üçlemesinde tasvir edildiği şekilde çalışıyormuş. 

Paylaşım