ufolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ufolar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2016 Cumartesi

Video metni: Dünyadışı varlıklar toplumumuza nasıl sızdı?





İnsanlar, insan olmayan varlıklardan bahsettikleri zaman, hala onları dünyadaki inanılmaz derecede küçük olan frekans bandı ile algılamayı bekliyorlar. Fiziksel bir varlık düşünüyorlar, oysa fiziksel varlıklar yok. Herşey holografik, herşey bir fiziksellik illüzyonu veya sanal fiziksellik. Bunu kuantum fizikçiler gayet iyi biliyorlar, üstelik birçok alanda yapılan araştırmalar da var.

“Size söylenenlerin aksine... Sınırlanmış bir maddesel varlık değilsiniz”... 
Amid Goswami, PH D 
Teorik/Kuramsal Kuantum Fizikçi
Dünyanın insan olmayan varlıklar tarafından manipüle edilmesinden söz edildiği zaman, bu realitede görebileceğiniz varlıklar kastedilmiyor. Görünen ışık menzilinin dışındaki realitelerde var olan varlıklar; dünyamızı ve realitemizi, yarı insan, yarısı bu varlıklardan olan ‘hibrid/melez/kırma soy’ şebekesi aracılığı ile manipüle ediyolar.

Eğer dünyayı ve herşeyin nasıl çalıştığını anlamak istiyorsanız, herşeyi frekans veya ‘enerji’olarak düşünüp, herşeyin de frekanslar ve ‘enerji’ yoluyla oluştuğunu anlamanız lazım. Bu dünyadaki insanların algılamalarını, düşüncelerini ve davranışlarını kontrol altına almak istiyorsanız, prize fişi soktuğumuz zaman olduğu gibi bir enerji/frekans bağlantısı kurmanız lazım, çünkü ancak bu yolla bağlantı kurabilir, onların davranışlarını etkileyebilirsiniz. 

29 Mart 2016 Salı

Video metni: Evrende hayat, sınırsız enerji ve halkların kontrolü

İki çok farklı perspektif ve realite ile karşı karşıyayız. Bu ikisini, uyum ve karşılıklı anlayış içerisinde bir araya getirmemiz gerekiyor. – David Icke

Alien Races, Free Energy, Disclosure Information 2014
Inlight TV https://www.youtube.com/watch?v=XwNjopUssN8 Ağustos 2014

Sanırım artık insanların aşikar olan konuyla yüzleşmelerinin zamanı geldi. Evrene veya galaksiye baktığınız zaman, görünen ışık denilen minicik bir frekans menzilinden görüldüğünü farkediyorsunuz. Yani görebildiğimiz tek menzil oranı o... Sonra hayvanlar ve insanlar alemindeki form çeşitliliğini görüyoruz... İnsanların evrendeki tek yaşam formu oldukları düşünülüyor. ‘Zeki yaşam’ diyecektim. Bize hep bu söyleniyor. 2 bacakları, başları, kolları ve gövdeleri ile insanların tek yaşam formu oldukları ki fikrine gelince, tabii ki bu çok saçma, hatta saçma ötesi... Dolayısıyla soru; “Zeki yaşam formunda olan başka formlar var mı?” değil, “Neredeler ve nasıl bir formdalar?” olmalı. ‘Görünen ışık ötesi’ bakımından bu soruya çeşitli cevaplar vermek mümkün. Sonsuzu ancak o frekans bandının ötesinde görebiliriz. Sonsuz bir hayat, sonsuz olasılık. Oysa bu frekans bandında bile insan olmayan başka formlar var...

Görünen ışık nedir? http://www.punaridge.org/doc/factoids/light/default.htm
İnsan gözünün görebildiği farklı ışıkların tam menziline ‘elektromanyetik spektrum’ denir. Bizim görebildiğimiz ‘görünen ışık’tır. Bir gökkuşağı ‘görünen ışık’ın renklerini gösterir. Görünen ışık dalga boyları 400-700 nanometredir. (Bir metrenin milyarda biri).

Electromagnetic spectrum

11 Ocak 2016 Pazartesi

Gerçeğin Titreşimleri - 58 - Sürüngen Beynimiz II


İnsanlar ‘Bilinç’lerine açılmadığı sürece program, onların bütün algılama ve tepkilerini kontrol altında tutmayı sürdürecektir. 
David Icke

Büyük resim için tıklayın
Büyük resim için tıklayın
Bilim adamlarına göre beyinin en eski bölümü R-Kompleks, yani ‘Sürüngen Beyin’... Hala kuyruk sokumunda kuyrukla doğan insanlar olduğu gibi, tarihimizin en belirgin kalıntılarından birisi sürüngen beyindir. İnsan düşünce ve algılamasının nasıl manipüle edildiğini anlamak için sürüngen beyinin nasıl çalıştığını bilmek gerekir. Çoğu kişinin, insan bedenindeki sürüngen mirastan ve bunun insan davranışını ne kadar etkilediğinden haberi bile yoktur.

Bilim adamları R-Kompleks’in sinir sisteminin çekirdeğini temsil ettiğini ve 205-240 milyon yıl önceki Triassic döneminde bütün dünyada yaşamış olan “memeli benzeri sürüngen”den geldiğini söylerler. Bunun, dinozorlar ve memeliler arasındaki bir gelişme bağlantısı olduğuna inanılır. Mutlaka başka açıklamalar da olmalı.

Bütün memelilerin beyninde, sürüngen özellikler taşıyan bu kısım var. Şimdi bilim adamlarının sürüngen beyinde var olduğunu kabul ettiği özelliklere bir bakalım.

17 Aralık 2012 Pazartesi

Gerçek’in Titreşimleri - IX


Yeni titreşimler ve 21 Aralık 2012...





Bu satırları okumakta olan gözlerin kime ait olduğunu, kim olduğunu, hangi ırktan olduğunu, soyunu sopunu ya da yıllık gelirinin ne olduğunu bilmiyorum, ama hiç merak da etmiyorum, çünkü bu ayrıntılar sadece, ‘yaşam’ denilen geçici deneyim için gerekli. Oysa bildiğim daha önemli birşey var. Senin benim bir parçam, benim de senin bir parçan olduğumu biliyorum, çünkü hepimiz, ‘sonsuz bilinç’ iz. Sevginin ve yaratma potansiyalinin sonsuz olduğunu da biliyorum. Biliyorum, çünkü bu gezegendeki bütün yaşam formları aynı güce sahip. İstediğin herşeyi yapabilirsin, istediğin herşeyi olabilirsin. Sadece inanman ve gerçekleştirmen lazım. Hep ayrıntılarını vurguladığım kandırmacaya bir son vererek sınırlanmalarımızın ortadan kalkmasını sağlayabilirsek, öz benliğimizi kavrayacağız. Titreşimsel bir hapishanede tutuluyoruz. Bir hücrede olduğumuzu düşünün. Bu hücrede olduğumuz sürece potansiyalimizi kullanmamız son derece limitli. Ancak kapı açıldığı anda herşey değişecek. İki durum arasındaki zaman ise saniyelerle ölçülür. 


Paylaşım