wembley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
wembley etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2015 Salı

David Icke'ın Wembley 2015'deki final sözleri

David Icke’ın 5000 kişiye hitap ettiği Wembley 2015 sunumundaki final sözleri...

Zamanın ve boşluğun ötesindeki dünya ile iletişime geçmek isterseniz, sadece kalbinizi açıp nasıl olduğunu bir hissetmeye çalışın...

Hristiyanlar, Yahudiler, Müslümanlar, Hindu’lar, zenciler, beyazlar, hangi dinden, hangi ırktan olursanız olun, hepimiz ‘BİR’iz! Hepimiz farklı deneyimler yaşamakta olan ‘Sonsuz Farkındalık’ız. Kim olduğumuzun farkına varırsak, deneyimlemekte olduğumuz dünyanın çılgınlığını görebiliriz. Bu çılgınlık, birbirimizden kopuk olduğumuz illüzyonundan kaynaklanıyor. Dünyanın holografik illüzyonu, hepimizin birbirimizden kopuk izole olduğumuz izlenimi veriyor. Hepimiz farklı deneyimler yaşamakta olan aynı ‘TEK’ ‘Sonsuz Farkındalık’ız. Dünyayı algılayışımız ‘kalp’ten gelseydi, o zaman bu ‘karın’dan gelen dünya var olmazdı! ‘Kalp’ merkezli realiteden, ‘karın’ merkezli realiteye geçmek üzere manipüle edilmişiz! Bunun bir sonucu olarak da hep, ‘karın’dan gelen bir dünyada yaşıyoruz. Dünya ile etkileşimi değiştirme sadece bir seçim meselesi... Bunu yaparak etkileşim içerisinde olduğumuz dünyayı da değiştirebiliriz. Bu, tek taraflı bir ‘karşıdan yükleme’ değil. Gönderiyoruz ve alıyoruz. Ne gönderirsek, onu alırız. Enerji alanına kollektif olarak ne koyarsak, kollektif enerji alanı o olur. Ama bu artık değişiyor. Yıllar önce Kanada’da Kenneth Mills adlı bir kişiyle tanışmıştım. O bir ‘kalp’ insanıydı ve nefis müzik yapıyordu. İnsanların birbirinden kopuk oluşunu ‘insan zihninin kireç bağlaması’ şeklinde ifade ediyordu. Artık kireç bağlamış zihinlerimizdeki bu kireci kırıp, gerçek benliğimize kavuşmanın zamanı geldi. Ben ‘Sonsuz Sevgi’yim. Sen ‘Sonsuz Sevgi’sin. Hepimiz ‘Sonsuz Sevgi’yiz.

Sonsuz Güç’ zaten hep içimizdeydi, sadece oradan alınmayı bekliyor. Yepyeni bir tablo oluşturacak, yepyeni bir dünya dokuyacağız. Ben, sen, o, hepsi, herşey, özgürlük de biziz... İnsanoğlu artık ‘gerçek’ benliğine uyan, kim olduğunun farkına var... Hepimiz ‘Bir’iz...

Silahını bırak,
Sana ‘barış’ sunuyorum,
Sana ‘sevgi’ sunuyorum,
Sana ‘dostluk’ sunuyorum,
Ben, en yüce kaynağın bir ifadesiyim,
Senin de içinde olan o yüce kaynağı selamlıyorum,
Gel birlikte çalışalım...



9 Ekim 2014 Perşembe

David Icke, Londra Wembley Arena’da

David Icke, 25 Ekim 2014 Cumartesi günü yeniden Londra Wembley Arena’da...

Yazı Activist Post’tan...
David Icke’ın, global ‘uyanış’ın gittikçe daha çok şekillenmesindeki vizyonu ve motivasyonu çok büyük. David, yirmi yılı aşkın bir süredir, yazmış olduğu yirmiden fazla kitapla, ‘global elit’in özgür insanların üzerindeki egemenliğinin kontrolünü kaybetmesi ile sona erecek olan sonun başlangıcına önderlik etti.

David’in kitapları, karşı karşıya olduğumuz durumun anlaşılması için çok gerekli birer kaynak, ancak onun canlı sunumunu da kaçırmamak lazım. Baştan sona bütün kontrol sistemini ifşa ettiği, tavşan deliğinin derinlik boyutlarını anlattığı ve insanlar üzerinde yoğun bir hakimiyet kurmak isteyen sisteme karşı beyin özgürlüğümüzü nasıl koruyacağımıza dair bilgiler verdiği için, onun genellikle on saati aşan bu konferanslarını bütün bu konuları derinliğine kavramak açısından kaçırmamak lazım...

Activist Post yazarlarından Heather Callaghan, David Icke’ın 2011 Ohio, Cleveland’deki konferansına katılmıştı. Heather, neden o kadar çok kişinin onun konuşmasını dinlemek için gittiğini çok iyi anlamış. Heather’ın “Bütün bir günü David ile geçirince ne öğreniyorsunuz?” sorusuna verilen cevap şu olmuş: “Herşeyi!

David, kişisel özgürlüklerimizi kazanmamız için bize güç veriyor ve motive ediyor. Aslında bu acımasız ve çılgın dünyadan korkmamayı öğretiyor. Herkesin kapatılmış olduğu zihinsel hapishaneden kurtulmasını sağlamak için müthiş bir enerji ve çaba harcıyor. David, gelişmekte olan ‘değişim’ konusunda ise çok iyimser. “Bir sürü çocuk büyüyor ve onlar bu programın dışına çıkabiliyorlar- işte bu ‘bilinç’ gücünün kutsallığı. Bir yıl, beş yıl, yirmi yıl önce bilmediğimiz, ama şimdi bildiğimiz şeyleri bir düşünün... Bizi hala duygusal olarak baskıda tutabilmek için, artık ellerine ne geçiyorsa üzerimize fırlatır hale geldiler” diyor.

Neyse ki sistemin üzerimize baskı yapma çabaları eskiden olduğu kadar etkili olmuyor. İnsanların politik sisteme, medyaya ve bankacılık sektörüne olan inançlarını yitirmiş oldukları artık her seçimde kendini belli ediyor. Ayrıca dünya çapında, sivillerin artık herşeye boyun eğmediklerinin bir göstergesi olan ‘hareket’lere şahit oluyoruz. Artık bütün kontrol noktalarını, tam olarak ne ise aynen o şekilde görebiliyoruz. Yani aslında bunların, ne kadar güçlü olduğumuzu öğrenmememiz için tasarlanmış veya planlanmış birer baskılama ve köstekleme teşebbüsü olduklarını anlamak artık hiç zor değil.

David, dünyaya neler olduğu ve ne kadar feci bir şekilde aldatılmakta olduğumuz konularında sadece bir konuşmacı olarak bilgiler vermekten öte, insanların kendi iradelerini kullandıkları ve kendi özgür kararlarını aldıkları taktirde barış ve huzura kavuşacakları konusunda izleyicileri son derece ikna edici ve açıklayıcı bir şekilde adeta donatıyor, parlak bir geleceğe hazırlıyor. Onun bütün bu pozitif faaliyetleri; sayısız web sitesinin, blogun, yazarın ve daha birçok başka konuşmacının çözüme odaklanması için büyük bir esin kaynağı oluşturuyor.

David’in, kesinlikle kar amacı gütmeyen ve 24 saat durmadan çok çeşitli konularda sansürsüz olarak yayın yapmış olan ‘Halkın Sesi TV’ gibi benzersiz bir teşebbüse öncülük etmiş olması da son derece esin verici bir başka güzel örnek oldu...

David, Activist Post’a şunları söyledi: “25 Ekim 2014’teki sunumum, açık zihinlerin biraraya gelerek dünyanın içine düşmüş olduğu bu üzücü durumdan uyanmaları ve artık daha fazla razı olmayacaklarını ifade etmeleri için büyük bir fırsat. Artık başlarımızı öbür yana çevirerek ifşa edilen gerçeklerin sadece birer teori olmasını umut edecek zamanımız kalmadı! Çok uzun zamandır benim ve benim gibi nicelerinin uyarmakta olduğumuz ‘teoriler’ artık hergün TV haberlerinde yer alıyor. Dünya, sürekli olarak bir savaş alanına dönüştürülmüş durumda, polis devletlerinde ise en temel özgürlükler yok ediliyorlar”.

Tiranlığın güçleri; ifşa edildikçe ve insanlar onlarla korkmadan yüzleştikçe daha çok saldırganlaşmaya başladılar. Artık çırpıntıların çok artmış olduğu bir denizde yol alıyoruz. Bu çırpıntılıları daha kolay aşabilmek, daha dengeli ve huzur dolu bir yaşama kavuşmak için David’in bilgilerinden yararlanmakta yarar var...

-Activist Post-


5 Kasım 2012 Pazartesi

Gerçek’in Titreşimleri - IV

David Icke’tan ‘Gerçek’in Titreşimleri (IV)




27 Ekim 2012’de NEDEN WEMBLEY’de? ...

1990’daki ilk uyanışımdan sonra, önüme çıkan ilk temalardan birisi de, dünyadaki ‘ley hattı’veya ‘meridyen sistemi’ denilen enerji hatları olmuştu. Evren holografik bir yapıya sahip, dolayısıyla evrenin her bir parçası da BÜTÜN’ün küçük birer versiyonu oluyor. Bu durumda, yeryüzünün enerji sistemi de, insan enerji sisteminin büyük versiyonu olan ve bu enerjiyi taşıyan meridyen hatları. Çinliler buna ‘ki’ diyorlar. Akupunkturcular vücuttaki ‘ki’nin akışını, belirli noktalara incecik iğneler batırarak veya başka tekniklerle dengeliyorlar. 

‘Ki’, ‘evrensel bilgi veya veri alanı’ndan gelen bilgi veya veri. Bedendeki meridyenlerden geçerken şifreleniyor ve deşifre oluyor. İnsan bedeni de Ki’nin, hızlı veya yavaş akışına veya tıkanışına göre fiziksel, ruhsal veya duygusal hastalıklardan, yani ahenksizliklerden muzdarip oluyor. 

Bunun nedeni, bilginin veya verinin, evren ile beden varlığın arasındaki çarpık bilgi alış verişinden, yani yanlış deşifre edilişinden kaynaklanıyor. Bilgisayara bir virüs girdiği zaman “bugün bilgisayarım çok yavaş çalışıyor” deriz, evet, çünkü bilgi akışı çarpıtılmıştır. 

İnsan meridyen sistemi 

Paylaşım