haarp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haarp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mart 2018 Pazartesi

Chemtrail ve Enerjinin Silaha Dönüştürülmesi

“Gerçek”in Titreşimleri – 80

Kimyasal Püskürtme İzleri (Chemtrail) ve
Enerjinin Silaha Dönüştürülmesi



0:13:
Çok ilginçtir, tuş programları(keystroke) başlığı altında, bir çeşit yazılım programı ve teknoloji ile bilgisayarınıza yazdığınız her tuş izlenebiliyor. Bu yeni kitabı yazmaya başladığım zaman, özellikle hamle yaptıran şu belirli konudaki bilgi yüzünden geceler boyunca elektromanyetik bombardımana uğradım. Hala elektromanyetik alanı sadece hissetmiyorum, görüyorum da! Çok tuhaf şeyler gördüm...

0:55:
Ve ilk başladığı zaman, “Bu da nesi?” diye düşündüm. Sağlığım gittikçe bozulunca sadece “Kahretsin, cehennemin dibine!” demekten başka birşey yapmadım. Hala devam ediyor, ama artık beni etkilemiyor, neden? Çünkü algılamamı değiştirdim.

1:13:
Gecenin yarısında uyanıyorum, çevremde bir şeyler olduğunu hissediyorum, gülüp arkamı dönüyor ve uykuma devam ediyorum. Yani her neyse, bu hala sürdüğü halde sağlığım daha iyiye gidiyor.

1:27:
Korkunun bizi esir almasına izin vermemeliyiz, çünkü kontrol sisteminin en güçlü silahı bu...

1:35:
Şu havadan püskürtme izleri meselesi... Son 20 yıldır dünyada 50 ülkeyi gezdim. Hatta Güney Afrika’daki dostum Zulu Kabilesinin şamanı Credo Mutwa’yı da ziyarete gittim. Kalahari Çölü'nün yanında. Gökyüzüne bakıyorsun, kahrolası püskürtme izleri orada da var. Tabii bunun belirli bir sebebi var.

1:56:
20 yılı aşkın bir süredir araştırmalar yapıyorum, bu zaman içerisinde öğrendiğim şeylerden birisi de şu; bir şeyin sadece tek bir sebebi yok. Bu komplonun çoklu sebepleri var; biri insanların bağışıklık sistemini dengesizleştirmek, diğeri her gün çevremizde olan enerji alanını manipüle ederek dünyada bir alt realite yaratmak.

2:16:
Kesinlikle eminim ki, sürekli olarak deneyimlediğimiz bu kimyasal püskürtme ve yaşadığımız dünyanın enerji alanının düşük seviyelerinin manipülasyonu kısmen, tabii ki teknoloji uygulamalarının çoklu seviyelerine sahip olan HAARP’ın bir yayılımı... Bir de tam anlamıyla, bizim kendi deşifre ettiğimizi sandığımız kitlesel düşünce alanları yaratıyor.

2:44:
Amerika’da bir arkadaşım var. Birkaç hafta önce olmuş bir olayı anlattı. Kendisi, kocası, oğlu ve oğlunun kız arkadaşı, aynı gece Obama’yı rüyalarında görmüşler. Rüyada Obama’nın harika, fevkalade bir adam olduğu söyleniyormuş. Azıcık bir araştırma yapan bunun ne kadar saçma olduğunu görür. Ama arkadaşım hemen bunun, yapılmakta olan bir çeşit yayın olduğunu, insanların da bu yayını algıladığını anlamış.  

3:19:
Yapmak istedikleri; insanların realitelerine rüyalar, algılamalar yaymak için epifiz bezine erişim sağlamak. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor, çünkü her rüya önsezisel değil, yaydıkları bir yayın olabilir, onu deşifre edip rüya sanabiliriz, oysa aslında bilinçaltımız o frekansı yakalayıp algılamış olabilir!


12 Ocak 2015 Pazartesi

Gerçeğin Titreşimleri 45 - Plan 21 ve insanların azaltılması

(David Icke’ın Haziran 2011 tarihli makalesi)

Adım adım... İnsanların azaltılması...

Bir bilgisizlik, şaşkınlık ve akıl karşıklığı hali içindeki insanları kontrol altında tutmak için öne çıkarılan karşıklığın ve duman perdesinin aşılmasını sağlayan basit bazı temel kurallar var.

Dünya halkları aşırı bilgi yağmuru altında kalmış durumda. Tabii ki gerçek bilgi değil, sadece bilgi. 24 saat süren TV kanalları, radyo, gazeteler ve Internet insanlık tarihinde hiç görülmemiş boyutta bilgi akıtıyor. İnsanlar aşırı bilgi yorgunu olunca şalterleri kapanıyor.

Bir zamanlar annemin gözlemleyerek söylemiş olduğu gibi: “Birşeyin biler için iyi olduğunu söylüyorlar, sonra aynı şey için kötü diyorlar. Baş etmek çok zor!”

İşte sistem bunu istiyor. Dizin sırası, önce bombardıman et, şakına çevir, sonra şalter kapansın. Ancak bazı sorular sorarsanız İllüminati planını bütün şeffaflığı ile görmek mümkün. İşte bu sorulardan birisi şöyle olabilir: Devlet, parası olmadığı için muazzam boyutlarda finansal kısıtlama yaparken, muazzam miktarlara mal olan birşeyler mi yapıyor?

Eğer cevap ‘evet’ ise, o zaman İllüminati planı yürürlükte demektir. En belirgin örnek, ‘savaş’tır. Bir ülkenin finansal koşulları ne kadar kötü olursa olsun, savaş için her zaman para bulunur. Evet, bunu yaparlar, çünkü devletler savaşa, halkın iyiliği için değil, İllüminati’nin çıkarı ve insanlar üzerinde ‘kitlesel kontrol’ dayatmak için girerler.

Amerika gırtlağına kadar borç içinde. Resmi ulusal borç 15 trilyon dolar ve bu her gün yaklaşık 4 milyar dolar daha büyüyor. Neredeyse her bir Amerikan vatandaşının 50.000 dolar borcuna eşit. Yıllık faiz yaklaşık 430 milyar olup, borcun % 32’si yabancı ülkelere yapılmış. Trilyonun sayısal görüntüsü 1.000.000.000.000. Bunu şimdiki resmi borca yaklaşmak için 15 ile çarpın ve asıl borcun bunun da üzerinde olduğunu unutmayın.
Peki buna karşılık Obama ne yapıyor? Libya ile savaşa giriyor, Pakistan ve Yemen de sırada. (Ç.N. : David’in bu makalesi 2011 yılında yazılmıştır). Afganistan ve Irak’a bunlar da ilave oluyor, Afrika, Orta Doğu ve Yakın Doğu’daki sömürgeler ise İllüminati’nin işgal ve katliamlar çılgınlığının içine düşüyor.

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Gerçek’in Titreşimleri - 35 - Plan 21

David Icke’ın 2012 Temmuz tarihinde yazmış olduğu makale:

Ve Tanrı dedi ki; (parmağı Alaska’daki düğmeye basılı olarak)

“Size kuraklık, seller ve salgınlar vereceğim!”
(Oysa bu ‘küresel ısınma falan değil, sadece ‘Agenda 21/Plan 21’ uygulanıyor!)

2012 Temmuz... Ben bu satırları yazarken benim yaşadığım, İngiltere’nin güneyindeki Wight Adası’nda güneş pırıl pırıl parlıyor. Dediklerine göre bu, yağmursuz geçen en uzun dönem olmuş. Nisan’daki inanılmaz ısı, bu vıcık vıcık yazı getirdi. Yazın havanın nasıl olacağı konusuyla çok ilgiliyim, çünkü oğlum kriket oynuyor ve malum, bu oyunun oynanması için havanın kesinlikle yağmurlu olmaması gerekiyor. Şimdi gökyüzünde hiç yağmur belirtisi yok, çünkü daha önce haftalarca sağanak yağdı, çoğunlukla da pencere pervazlarını oynatacak şiddette bir rüzgar ona eşlik etti.

Wight Adası İngiltere’nin en güney kıyısında olduğu için gelirinin çoğunu, adanın plajlarından ve kırlık alanından yararlanmaya gelen turistlerden sağlıyor. Ancak bu yıl fazla turist gelmedi, gelenler de zamanlarının çoğunu yağmurdan kurulanmaya çalışarak geçirmek zorunda kaldılar. İngiltere’de en kuru geçmesi gereken zamanda sürekli olarak ‘sel’ uyarıları yapıldı. Malum, İngiltere’nin havasına hiç güven olmaz, zaten bu nedenle de çok ünlüdür, ama bu sefer durum çok farklı...

Plaja hoşgeldiniz. Yüzmek isteyen var mı?

Aynı sıralarda A.B.D. ve Kanada’da ise bunun tam tersi oldu ve bu ülkelerin kalbinde, yani en çok tarım yapılan alanlarda büyük bir kuraklık oldu. Bu, tıpkı Avrupa’da yağmurların yaptığı gibi ilkbaharda başladı. Kar yağmadığı için, toprak eriyen karların sağladığı yarardan da mahrum kaldı. Bunun nedeni Kuzey Amerika’daki olağan iklim değişikliklerinden kaynaklandı, ardından rekor seviyede bir sıcak dalgası başladı ve yağmur yağmadığı için toprağın emmiş olduğu az miktardaki nem de buharlaştı.

13 Şubat 2013 Çarşamba

Gerçek'in Titreşimleri - XIV - Teknolojik zararlar


2013 için ufak bir tavsiye...

Şu lanet olası cep telefonundan biraz uzak durun!




Eğer yukarıdaki görüntüyü korkunç buluyorsanız çok iyi, çünkü bu, çok ciddi bir durum. Şimdi çocuklarının ve kendilerinin sağlığını düşünenler için çok önemli bir zaman. Burada, benim ‘sessiz soykırım’ adını verdiğim birşeyden söz ediyoruz. Eğer insanlar bunun farkına varmazlarsa sonuçlar felaket olabilir...

Yıllardan beri milyonlarca insanın maruz olduğu elektromanyetik kirlilik ve bozulmaya dikkat çekmeye çalışıyorum. Şimdi İngiliz TV sunucusu James Russell’ın bu konuyu mercek altına alan nefis bir belgeseli var. Şimdi burada, insanların nasıl bir baskı ve kontrol altında olduklarını kapsamlı bir şekilde ele alacağım. Bu aptallıktan veya sorumsuzluktan oluyorsa tabii ki daha da kötü, ama derinlerde, gölgelerin arasında, insan bedenine, zihinsel ve duygusal sağlığına karşı açılmış olan elektromanyetik savaş son derece soğukkanlı, acımasız ve kasıtlı eller tarafından yürütülüyor...

Paylaşım